<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>Berkan Cesur</title>
	<atom:link href="http://www.berkancesur.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.berkancesur.com</link>
	<description>the god of sky.</description>
	<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 00:32:34 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>yolculuk</title>
		<link>http://www.berkancesur.com/yolculuk</link>
		<comments>http://www.berkancesur.com/yolculuk#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 00:32:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Slavez</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[zırva]]></category>

		<category><![CDATA[yolculuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.berkancesur.com/?p=339</guid>
		<description><![CDATA[Gece ve ben; Camda yağmur taneleri kulağımda şehrin çığlık çığlığa gürültüsü ve sokakta kaybolan sessiz sahipsiz adımlar &#8230; Elimde seninle en son çekildiğimiz resim önümde hemen masanın üstünde günlüğün.. Bıraktığın gibi duruyor aynı tarihte aynı sayfada. Aceleyle yazmışsın en son gece sanki. Özensiz yazı üzerinde hala kalemin duruyor &#8230;
Tüm bunlar istemsiz beni sana doğru bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gece ve ben; Camda yağmur taneleri kulağımda şehrin çığlık çığlığa gürültüsü ve sokakta kaybolan sessiz sahipsiz adımlar &#8230; Elimde seninle en son çekildiğimiz resim önümde hemen masanın üstünde günlüğün.. Bıraktığın gibi duruyor aynı tarihte aynı sayfada. Aceleyle yazmışsın en son gece sanki. Özensiz yazı üzerinde hala kalemin duruyor &#8230;</p>
<p>Tüm bunlar istemsiz beni sana doğru bir yolculuğa sürüklüyor.</p>
<p>Gözlerim duvarda ellerim resimde aklım bu dünyadan çok ama çok uzakta&#8230; Tuttun ellerimden sanki götürdün beni burdan çok uzaktaki o gölün kenarına. Kaydı gözlerim yüzüne sanki değdi tenin tenime. Uçurum oldu hasretim sana &#8230; Dalga dalga sensizliğimde boğuldum. Sana hasretim bir şelale oldu çağlıyor şimdi. Ellerimi uzatsam değivereceğim sanki ama bir o kadar da uzaktasın. Zihnimde akıyor anılarımız bir nehir misali. Nefesimde sıcaklığın var yine göğsünde uzanıyorum sanki. Yine beraber geziyoruz o çok sevdiğimiz limanı. İnanmazsın sevgilim öylesine gerçek ki hayalin dokunsam değivereceğim. Ölüm seni benden çaldı fakat ben hep seninle olacağım hayallerimde&#8230; Sonunda sen olduğunu bildikçe acıtmıyor ölüm korkmuyorum can vermekten &#8230;</p>
<p>Dışarıdaki ağaçta duran ve sesi geceyi yırtan o kuş dağıtıveriyor hayallerimi senden kopuveriyorum. Bu gece de sana olan yolculuğumda bir adım daha attım. Bu yolculuk sana ulaşana kadar sen kalbimde bir güneş gibi doğana kadar her gece devam edecek&#8230;</p>
<p>goddess of sky</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 22, bugün ise 4 kez görüntülenmiş.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.berkancesur.com/yolculuk/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>amerikan koleji müzik yarışması</title>
		<link>http://www.berkancesur.com/amerikan-koleji-muzik-yarismasi</link>
		<comments>http://www.berkancesur.com/amerikan-koleji-muzik-yarismasi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Mar 2010 20:54:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Slavez</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[musiki]]></category>

		<category><![CDATA[amerikan koleji müzik yarışması]]></category>

		<category><![CDATA[here comes the pain]]></category>

		<category><![CDATA[mantronic]]></category>

		<category><![CDATA[slayer]]></category>

		<category><![CDATA[web of lies]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.berkancesur.com/?p=337</guid>
		<description><![CDATA[grup olarak amerikan koleji&#8217;nin düzenlediği müzik yarışmasına katılıyoruz. aşağıda beste ve yorum için parçalarımızı dinleyebilirsiniz. yorum slayer&#8217;dan here comes the pain&#8217;dir.
bestemiz - web of lies;

Go get Adobe Flash Player!

	var so = new SWFObject(
		"http://www.berkancesur.com/wp-content/plugins/nazdrave-mp3/mp3player.swf",
		"nazdravemp3_player", "300", "20", "8", "#FFFFFF");
	so.addVariable("file", "http://www.berkancesur.com/konal1.mp3");
	
	so.write("nazdravemp3_1");

yorum - here comes the pain;
Go get Adobe Flash Player!

	var so = new SWFObject(
		"http://www.berkancesur.com/wp-content/plugins/nazdrave-mp3/mp3player.swf",
		"nazdravemp3_player", "300", "20", "8", "#FFFFFF");
	so.addVariable("file", [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>grup olarak amerikan koleji&#8217;nin düzenlediği müzik yarışmasına katılıyoruz. aşağıda beste ve yorum için parçalarımızı dinleyebilirsiniz. yorum slayer&#8217;dan here comes the pain&#8217;dir.</p>
<p>bestemiz - web of lies;<br />
<span id="nazdravemp3_3"><a href="http://www.adobe.com/products/flashplayer/" target="_blank">Go get Adobe Flash Player!</a></span>
<script type="text/javascript">
	var so = new SWFObject(
		"http://www.berkancesur.com/wp-content/plugins/nazdrave-mp3/mp3player.swf",
		"nazdravemp3_player", "300", "20", "8", "#FFFFFF");
	so.addVariable("file", "http://www.berkancesur.com/konal1.mp3");
	
	so.write("nazdravemp3_3");
</script></p>
<p>yorum - here comes the pain;<br />
<span id="nazdravemp3_4"><a href="http://www.adobe.com/products/flashplayer/" target="_blank">Go get Adobe Flash Player!</a></span>
<script type="text/javascript">
	var so = new SWFObject(
		"http://www.berkancesur.com/wp-content/plugins/nazdrave-mp3/mp3player.swf",
		"nazdravemp3_player", "300", "20", "8", "#FFFFFF");
	so.addVariable("file", "http://www.berkancesur.com/konal2.mp3");
	
	so.write("nazdravemp3_4");
</script></p>
<p>yorumlarsanız sevinirim</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 181, bugün ise 7 kez görüntülenmiş.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.berkancesur.com/amerikan-koleji-muzik-yarismasi/feed</wfw:commentRss>
<enclosure url="http://www.berkancesur.com/konal1.mp3" length="5230344" type="audio/mpeg" />
<enclosure url="http://www.berkancesur.com/konal2.mp3" length="5181756" type="audio/mpeg" />
		</item>
		<item>
		<title>Veda</title>
		<link>http://www.berkancesur.com/veda</link>
		<comments>http://www.berkancesur.com/veda#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 03:12:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Slavez</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[filim]]></category>

		<category><![CDATA[atatürk]]></category>

		<category><![CDATA[mustafa]]></category>

		<category><![CDATA[veda]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.berkancesur.com/?p=334</guid>
		<description><![CDATA[Ölümünden 70 yıl kadar sonra “fikir ve eylem” adamı olmaktan çıkarılıp bir &#8220;Laik Muska” haline getirileceğini bilseydi; “beni unutun lennnn!” diye haykırırdı mutlaka…
Veya “benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacak ancak beni tanrılaştıran hıyarlar hiçbir zaman bitmeyecek” falan derdi…
***
Hatırlıyor musunuz, “Mustafa” filmini yapan Can Dündar’a nasıl da kızdıydık…
En çok kızanların başında ise hamasi uydurmalarla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ölümünden 70 yıl kadar sonra “fikir ve eylem” adamı olmaktan çıkarılıp bir &#8220;Laik Muska” haline getirileceğini bilseydi; “beni unutun lennnn!” diye haykırırdı mutlaka…<br />
Veya “benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacak ancak beni tanrılaştıran hıyarlar hiçbir zaman bitmeyecek” falan derdi…<br />
***<br />
Hatırlıyor musunuz, “Mustafa” filmini yapan Can Dündar’a nasıl da kızdıydık…<br />
En çok kızanların başında ise hamasi uydurmalarla ulusal duygu eraksiyonu üreten Turgut Özakman geliyordu…<br />
Yahu, Can Dündar’ın, sahici bir inansı anlatan “Mustafa”sı, Livaneli’nin tanrısal bir figürü anlatan “Veda”ını sigarayla döver be…<br />
***<br />
Ulan; Veda’daki kaynak daha en başından “faul”…<br />
Çünkü filme konu olan olayları anlatan kişi, onu aklıyla anlatamayacak kadar tutsağı Atatürk’ün…<br />
Hatta tabiri caizse tasavvufi aşkın insani boyutunda…<br />
Hatta…<br />
Atatürk’ün ölümünden sonra beynine kurşun sıkıp intihar edecek kadar gönülden vurgun…<br />
***<br />
Akılla değil de kalple yazılmış bir öykü ne kadar gerçekçi olabilir ki?..<br />
Can Dündar, Mustafa’da, Atatürk’ü “Akıl, Gerçekçilik, Lider&#8221; olarak tanımlamıştı&#8230;<br />
“Veda”daki Atatürk ise “Muska”…<br />
Hayal kahramanı…<br />
Kurgu film karakteri…<br />
***<br />
Zavallı Atatürk…<br />
Kendisini sevmediği iddia edilen kişilerin tam anladığı, sevdiklerini iddia edenlerin ise anlamamakta “ısrar” ettikleri bir lider…<br />
Ne bir tez, ne bir antitez…<br />
Tipik bir sentez…<br />
Hem sonuna kadar kovalayacak kadar iddialı ama hem de “köylü milletin efendisidir” diyecek kadar mütevazı…<br />
Hem koskoca bir imparatorluğu yıkıp yerine yepyeni ve modern bir devlet kuracak kadar idealist ama hem de aynı imparatorluğun geçmişini kabul edip borçlarını yüklenecek kadar gerçekçi…<br />
“Hem yurtta sulh cihanda sulh” diyecek kadar pasif…<br />
Hem, “yırtarım dağları enginlere sığmam taşarım” mısraına hayran olacak kadar aktif bir savaşçı…<br />
Komünist Rusya’nın Devlet Başkanı Lenin’e yazdığı mektuplarda onu dostluğuna inandıracak kadar vefalı; savaş bittikten ve istediğini elde ettikten sonra Lenin’e sırtını dönebilecek kadar bivefa!..<br />
***<br />
Böyle bir sentezden sadece “tez” ya da “antitez” yaratmayı da herhalde ancak Livaneli başarabilirdi…<br />
Malûm…<br />
Kendisi duygu pazarlamacılığının en büyük ustalarından biridir…</p>
<p>Adnan Berk Okan</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 28, bugün ise 1 kez görüntülenmiş.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.berkancesur.com/veda/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>recep ivedik&#8217;in canlandırdığı şahan gökbakar karakteri bence çok iyrenç</title>
		<link>http://www.berkancesur.com/recep-ivedikin-canlandirdigi-sahan-gokbakar-karakteri-bence-cok-iyrenc</link>
		<comments>http://www.berkancesur.com/recep-ivedikin-canlandirdigi-sahan-gokbakar-karakteri-bence-cok-iyrenc#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Feb 2010 19:26:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Slavez</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[filim]]></category>

		<category><![CDATA[zırva]]></category>

		<category><![CDATA[recep ivedik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.berkancesur.com/?p=327</guid>
		<description><![CDATA[ilk defa magazinsel bir konuda yazıyorum. elim ayağım birbirine dolaştı. yalan.
konum şu: şahan gökbakar&#8217;ın aslında gerçekten recep ivedik oluşu. şu aralar şahan gökbakar aslında gerçekten öküz, kaba, aptal, espri anlayışından yoksun gibi çeşitli eleştiriler duyuyorum oradan buradan. bu duyduklarımın hepsi külliyen doğru. bir o kadar gerçek. aslen böyle birşeyin tespiti ve üzerine yorum yapmamın ne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ilk defa magazinsel bir konuda yazıyorum. elim ayağım birbirine dolaştı. yalan.</p>
<p>konum şu: şahan gökbakar&#8217;ın aslında gerçekten recep ivedik oluşu. şu aralar şahan gökbakar aslında gerçekten öküz, kaba, aptal, espri anlayışından yoksun gibi çeşitli eleştiriler duyuyorum oradan buradan. bu duyduklarımın hepsi külliyen doğru. bir o kadar gerçek. aslen böyle birşeyin tespiti ve üzerine yorum yapmamın ne bana, ne bu yazıyı okuyana faydası var olduğunun farkındayım fakat öyle bir video izledim ki beğeniler üzerine uzunca düşünmemi sağladı. öncelikle yazımı okumadan önce aşağıdaki iki videoyu izlemeniz gerekmekte;</p>
<p><object width="438" height="333" data="http://www.dailymotion.com/swf/xc78fd" type="application/x-shockwave-flash"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.dailymotion.com/swf/xc78fd" /><param name="allowfullscreen" value="true" /></object><br />
<strong></strong></p>
<p><object width="439" height="334" data="http://www.dailymotion.com/swf/xc78h6" type="application/x-shockwave-flash"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.dailymotion.com/swf/xc78h6" /><param name="allowfullscreen" value="true" /></object></p>
<p>evet doğru duyuyorsunuz. sanki recep ivedik fragmanı ya da recep ivedik filminden bir kare gibi geliyor. öncelikle &#8220;abazan&#8221; kelimesini duyduğunuzda oturduğunuz koltukta bir gerilmiş olduğunuzu tahmin ediyorum. fakat ikinci duyduğunuzdan sonraki ilk saniyede unuttuğunuzu da tahmin ediyorum. gala&#8217;daki izdihamdan yakınan gazeteci kız bir daha gala yapmamanızı rica ediyoruz dedikten hemen sonra şahan gökbakar <strong>&#8220;sana özel bir gösterim yapacağım. ama film değil, sana başka birşey göstereceğim.&#8221;</strong> diyor. ve ardından basıyor kahkahayı. yardakçı gazeteciler de aynı milisaniyede gülmeye başlarken gökbakar&#8217;ın sevgilisi merve sevi&#8217;de kahkahaya eşlik ediyor. ama kalıbımı basıyorum ki o gülme esnasında merve sevi utancından yerin dibine girmek istiyor. &#8220;bu adam mıydı benim sevgilim?&#8221; diyor içinden ama sevgilisi ve kameralar dibinde. yapılacak en iyi şey &#8220;ahaha ben bu adama bayılıyorum&#8221; tavrı. yapıyor da. yazık.</p>
<p>türk halı olarak &#8220;ahaha ulan kıl var ya, ahahaha göğsünde kıl var !!! xD xD&#8221; şeklinde güldüğümüz recep ivedik&#8217;in kanlı canlı gerçek bir karakter olduğunu tespit etmiş bulunuyorum. sikimsonik tespitime yardımcı olan dailymotion sitesine teşekkürler.</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 70, bugün ise 2 kez görüntülenmiş.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.berkancesur.com/recep-ivedikin-canlandirdigi-sahan-gokbakar-karakteri-bence-cok-iyrenc/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>sapkınlığın meşru adı: cem şancı</title>
		<link>http://www.berkancesur.com/sapkinligin-mesru-adi-cem-sanci</link>
		<comments>http://www.berkancesur.com/sapkinligin-mesru-adi-cem-sanci#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Jan 2010 12:52:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Slavez</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[tinki vinki]]></category>

		<category><![CDATA[author]]></category>

		<category><![CDATA[cem şancı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.berkancesur.com/?p=323</guid>
		<description><![CDATA[cem şancı&#8217;yı internet alemlerinde haytaca gezen, sözlüklerle haşır neşir olan ve twitter ile ilgilenen hemen herkes tanır. kafayı kadınlar ve ilişkiler üzerine bozmuş, kendi tanımıyla &#8220;arsız, edepsiz, sadakatsiz, kuralsız, ezbersiz, serseri bir kimse&#8221;. bu kendini betimleme olayından hemen sonra da &#8220;beğenemedin mi?&#8221; der hep. ben beğenemiyorum. zira bir insan malesef kendini tanımladığı kelimelerden ibaret değil. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>cem şancı&#8217;yı internet alemlerinde haytaca gezen, sözlüklerle haşır neşir olan ve twitter ile ilgilenen hemen herkes tanır. kafayı kadınlar ve ilişkiler üzerine bozmuş, kendi tanımıyla &#8220;<span class="bio">arsız, edepsiz, sadakatsiz, kuralsız, ezbersiz, serseri bir kimse&#8221;. bu kendini betimleme olayından hemen sonra da &#8220;beğenemedin mi?&#8221; der hep. ben beğenemiyorum. zira bir insan malesef kendini tanımladığı kelimelerden ibaret değil. kendisi aslen ne arsız, ne edepsiz. evinde süveterle oturup, hala lise aşkına aşık olduğuna da bahse girebilirim. yalnız hani dedim ya internette, sözlükte, twitter&#8217;da takılan tanır bu adamı diye. evet tanır. buna diyeceğim yok. fakat bu adamı nedense kitap okurları tanımaz. durun şimdi bomba geliyor. bu adam kendini yazar ve edebiyatçı diye tanıtıyor. ironik, değil mi?</span></p>
<p><span class="bio">şimdi bu yazıyı neden yazıyorum onu açıklayayım biraz. cem şancı ile bireysel olarak hiçbir derdim yok. olamaz da zaten. elin adamı. fakat kendisiyle ilgilenen toplumun ve kendisinin okur diye andığı müridlerinin &#8220;boş&#8221; bir şeyi (şair burada cem şancı&#8217;ya sesleniyor) bu kadar abartmasına, hayal dünyalarındaki taytlı süper kahraman yapmalarına fena halde kafayı takmış bulunuyorum. kafayı taktığım keşke sadece bu olsa. bu şancı öyle bir adam ki, milletin kendisini &#8220;ajdar anık&#8221; kıvamında abarttığını ve desteklediğini bilemeyecek kadar uzaylı. sanıyor ki her &#8220;ayy süpersin&#8221; diyen kız onunla ölüyor, onunla bitiyor. sevgilisiyle sevişirken onu hayal ediyor. yok öyle birşey sayın şancı. bu sizin mastürbasyonlarınızda daha fazla zevk almak için konu edindiğiniz rüyasal bir olgu. bunu okurken kafanızı iki avcunuz arasına alıp ağlayacağınızı biliyorum, ama gerçekler acı.</span></p>
<p><span class="bio">atışıyoruz günlerdir twitter&#8217;da. ben bunları yüzüne vurdukça, her şeye bir cevabı olan ruh hali boş durmamak için ne düşüneceğini sapıtır oldu. baktı ki olmuyor, karşısındakinin o hayallerindeki herşeye &#8220;-evet yiğidim, becer beni yiğidim&#8221; diyen seksi kız olmadığını anlayınca başladı mavi ekran vermeye. bu adamın mavi ekranı da bir acayip. &#8220;sivilce&#8221; ve &#8220;15 yaş&#8221; adı altında koyu ve açık ayrı ayrı iki mavi ekranı var. birinci mavi ekranı olan &#8220;sivilce&#8221;yi laf yediğinde, ikincisi &#8220;15 yaş&#8221;ı ise lafın altında kaldığında veriyor. basıyorum reseti ama bozmuş bir kere kendini, düzelecek gibi değil. düzelmez de. üzüldüğüm o ki boş gidicek bu hayattan. herşeyi yaptığını sanıp hiçbirşeyi yapmamış bir şekilde. hani bir de kendini &#8220;edebiyatçı&#8221; olarak belliyor ya, daha da fazla üzülücek. zira bu adamın eşine dostuna &#8220;bak lan bunu ben yazdım, süper di mi?&#8221; diyeceği hiçbirşeyi yok. tek sahip olduğu şey ilişkiler üzerine götünden uydurduğu sosyolojik tespitler. onlar da vahiy ile inmiş izlenimi veriyor insana, zira bu adamın basitliğini kavrarsanız o basitliğin maksimumundaki kurguların dahi kendisinden çıkmayacağını hemen anlarsınız.</span></p>
<p><span class="bio">ayrıca sapkınlığın meşru adı diye başlık atmamın tabi ki bir anlamı var. bu adamın kafayı karı-kız-am-sik-göt üstüne bozmasından zaten sapkın olduğunu çıkarmışsınızdır. ben size çarpıcı bir örnek daha vereyim. kendisi pek sevilen sözlük, ekşi sözlük&#8217;ün author adlı yazarıydı vakt-i zamanında. ayrıldı sonradan. durun hemen ayrılınca &#8220;sözlük bozdu yaa&#8221; demeyin. bu adam bir bayan yazara gönderilmiş &#8220;penis&#8221; resminin gönderilmesini savunmuş biri! lan!? dediniz sanıyorum. deyin. sapkınlığının derecesi pek sizden bizden değil, adam erkeklerdeki göte kilitlenemeyi bir kenara atmış kızlar &#8220;penis&#8221; görsün diyor. anan hariç de lan! :p</span></p>
<p><span class="bio">işte böylesine sapkın ve boş insan cem şancı. müridleri de öyle. alayı twitter&#8217;da &#8220;of çok sıkıldım&#8221;, &#8220;resmen sinirim bozuldu yaaa&#8221; diye ayılan bayılan kızlar. kendilerine &#8220;ruhospu&#8221; diyip ruhsal mastürbasyonlarında kendilerine o güzel jargonla dirty talk yapıyorum ama kızıyorlar. tüüh :(</span></p>
<p><span class="bio">demem o ki herşey sapkınlığın doruğunu yaşayıp &#8220;bir kadın masal ister&#8221; adında kitap yazmakla olmuyor sayın şancı. neysen o. ibneliğin lüzumu yok.</span></p>
<p><span class="bio">saygılarımla.<br />
</span></p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 710, bugün ise 4 kez görüntülenmiş.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.berkancesur.com/sapkinligin-mesru-adi-cem-sanci/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>çocuklukta yaşanan ilk su kesintisi</title>
		<link>http://www.berkancesur.com/cocuklukta-yasanan-ilk-su-kesintisi</link>
		<comments>http://www.berkancesur.com/cocuklukta-yasanan-ilk-su-kesintisi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jan 2010 15:52:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Slavez</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[gez gör]]></category>

		<category><![CDATA[tinki vinki]]></category>

		<category><![CDATA[ilk su kesintisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.berkancesur.com/?p=320</guid>
		<description><![CDATA[çocukluğun üzücü anılarından. anne ve babanın kavga ettiğine şahit olmak kadar dokunaklı ve ileride hatırlanan bir durum.
su kesintisi diyorsam altyapı çalışması sebebiyle olanı demiyorum. fatura ödememe, ödeyememe sebebiyle olanı diyorum.
ilkokuldayım, şuan hatırlayamadığım bir yaştayım. hayat güzel tabi o zamanlar herşeyiyle. ne evin derdini bilmek, ne de o dert üzerine düşünüp, birşeyler yapmak var akılda. sorumluluk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>çocukluğun üzücü anılarından. anne ve babanın kavga ettiğine şahit olmak kadar dokunaklı ve ileride hatırlanan bir durum.</p>
<p>su kesintisi diyorsam altyapı çalışması sebebiyle olanı demiyorum. fatura ödememe, ödeyememe sebebiyle olanı diyorum.</p>
<p>ilkokuldayım, şuan hatırlayamadığım bir yaştayım. hayat güzel tabi o zamanlar herşeyiyle. ne evin derdini bilmek, ne de o dert üzerine düşünüp, birşeyler yapmak var akılda. sorumluluk yok, dert yok, tasa yok. en büyük can sıkıntısı sınıftaki sinem&#8217;in bana pas vermemesi. ne yaptım ne ettimse de benden önce en yakın arkadaşımı favori olarak görmesi. hatta o gün de kızgınlıktan, sınıftan çıkarken çantamı koluna vurmuştum sinem&#8217;in. zayıf, narindi zaten. ağladı. özür dilemiştim ama yapmıştım eşekliği.</p>
<p>servise bindim, yine aynı klişe. servis ücretleri için zarflar dağıtılıyor. servisçime dönüp</p>
<p>-kaç para koydurucam buna metin abi? dedim.<br />
-35 milyon dedi.</p>
<p>iyi para be diye düşündüm. zira o günlerde annem hergün beşyüz bin harçlık verir, ben iki tane eti puf bir de meyve suyu alırdım. bazı bazı da tost. ama itiraf edeyim en çok yapışkanlı sporcu kartları çıkan meyve suyu&#8217;ndan alırdım.</p>
<p>eve geldim. annem üstünü değiştiriyor, o da yeni gelmiş. hemşiredir annem. anne dedim servisçi zarf verdi, 35 milyon koyucakmışız. bana baktı, bitap bir hali vardı, tamam, masaya koy dedi. anladım ki bir sorun vardı. annem bu kadar durgun konuşmazdı. hele hele iş çıkışları normal insanların tersine şen şakrak dönerdi eve, yorgunluğunu sezmezdim pek; ya da sezdirmezdi. her neyse. garipti işte.</p>
<p>odama girdim. ödevlerimi çıkardım hemen. şimdi garip geliyor ama o zamanlar deli gibi bir heyecanla okur, okula gider gelirdim. zil çalınca sınıfa koştururdum. şimdi öğretmen zilinden sonra kaşarlanmış bir yavaşlıkla gireriz sınıfa. tatlı geldi heyecanlılığım şimdi düşününce.<br />
<span id="more-320"></span><br />
bir telefon çaldı. anneeee dememe kalmadan açtı annem telefonu. efendim canım, iyiyim sen?, neler yaptın bugün dedi sırasıyla. ve ardından hiç konuşmadı. sadece dinledi. uzun bir dinleyişten sonra gelince görüşürüz dedi ve kapattı. yüzüme baktı. &#8220;berkan baban işten çıkarılmış&#8221; dedi. garip hissettim. önce arabamız geldi aklıma. şirket arabasıydı. ben kendimi bildim bileli de vardı. artık olmayacağına üzüldüm o arabanın. nolmuş anne? dedim. yüzeysel bir şekilde anlattı annem. odama gittim.</p>
<p>babam geldi birazdan. pencereden baktım hemen, arabamız yok. otobüsle gelmiş. babam da hayatında otobüse binmemiş insandır. cebinden kent kart denilen ufak nesneyi çıkardı, al bak bunla otobüse biniliyor, biraz var içinde lazım olunca kullanırsın dedi girer girmez. sevindim. alışkındım babamın eve gelirken hediyeler getirmesine ama başka türlü birşeydi bu.</p>
<p>mutfağa gittiler annemle. sigalarını yaktılar. o gün babam monte carlo bulamamış ki başka bir markalı sigara paketi vardı elinde. uzunca konuşmaya başladılar. odama gittim.</p>
<p>alevleniyordu bazı bazı konuşmaları. korkuyordum. o günlerde büyük korkumdu anne ve babamın kavga etmesi. neden öyle bilmiyorum ama birden tartışma çok büyüyecek de ya annem ya babam evden gidicek gibi gelirdi. çok korkardım. bir de deli hande vardı sınıfta. annesi babası boşanmış yıllar önce. ben de öyle deliricem diye düşünürdüm babam giderse. sağolsun hiç gitmedi, ben de delirmedim.</p>
<p>zil çaldı sonra birden. camdan kafamı uzattım heyecanla &#8220;izsuuu&#8221; diye bağırdı bi amca. annem izsu diye bağıran amcalara kapıyı açmamı onların su faturaları getirdiğini söylemişti önceden. ben de hatırlayıp hemen kapıya yöneldim. otomata bastım. anneme söyledim, tekrar derse oturmak için odama gittim.</p>
<p>çişim geldi bir sıra. gittim tuvalete, tuvaletim bitti ellerimi yıkıycam. çeşmeyi açtım. normal herşey. sabunu aldım elime. grrr hrr diye sesler geldi korktum birden. bir baktım ki musluk öksürüyor. ellerim sabunlu koşturdum mutfağa baba dedim musluğa birşeyler oluyor. geldi hemen ama o gelene kadar su durmuştu. sonra öğrendim ki o akan sular da depoda kalan son sularmış. suyumuzu kesmiş meğersem izsu diyen amca. borcumuz varmış ve 3 aydır ödemiyormuşuz. öyle olunca sular kesilirmiş. halbuki ben su için para ödendiğini bile pek bilmiyordum.</p>
<p>aşağı indik babamla. su sayacının üstünde kelepçeye benzer mavi birşey vardı. izsu yazıyordu kabartmalarla üzerinde. babam dedi ki &#8220;vay amcık herifler&#8221;. belki inandırıcı gelmez ama ben o zaman amcığın mercimekle alakadar birşey olduğunu sanıyordum. sonra anladım ki babam küfretmiş.</p>
<p>berkan dedi. koş yukarı mutfaktan alet çantasını kap gel. gittim aldım hemen. babam evirdi, çevirdi, söktü o kelepçeyi. ince ayar çekercesine de su saati&#8217;nin vanasıyla oynadı bir süre. sonra yukarı çıktık birlikte, baktım su akıyor. meğersem babam suç olsa da mühürü koparmış.</p>
<p>annem haykırıyordu komşulara rezil ettin bizi diye babama. çok korkuyordum, ya biri çok kızıp da evden çıkarsa diye. deli hande geldi yine aklıma. öyle bişey olmadı. ama babamın işten çıkarılması olayının çok büyük birşey olduğunu o gün anladım. annemler kavga ederken belki ortamı hafifletirim diye utangaç bir halde odaya elimde zarfla girdim. baba dedim, servisçi amca zarf verdi. 35 milyon koyulcakmış, yarın son. babam zarfı aldı. anneme baktı. hadi sen dersine git oğlum dedi. sonra hiç ses gelmedi odadan. bi 10 gün kadar da konuşmadılar.</p>
<p>aklımda hala su vanasındaki mühürü çıkarmamız vardı. ilk defa böyle birşey yaşamıştı ailemiz. en azından ben doğduğumdan beri. birinin gördükten sonra babamın hapse gireceği falan canlandı gözümde. ama birşey diyemedim, gergindi zaten ev, sezmiştim o kadarını.</p>
<p>aynı gün içerisinde hem servisçinin parasının son gününü getirmiş, hem babam işten çıkarılmış, hem suyumuz kesilmişti. hem de annem ve babam kavga etmişti ki ben çok korkardım kavgalarından. ya biri giderse.. derdim. deli hande&#8230;</p>
<p>o gün aslında en önemli şeyler benim için arabamızın gitmesiy ve deli hande olma korkumdu. o araba bir daha gelmedi belki ama 3 ay sonra daha güzeli gelmişti. ayrıca hiç deli hande de olmadım bu zamana kadar. ne annem, ne de babam evden gitti. çocukluk hatırlanınca güzel şey. saflık bir başka..</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 205, bugün ise 3 kez görüntülenmiş.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.berkancesur.com/cocuklukta-yasanan-ilk-su-kesintisi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>orospu çocuğu - [aşk hikayesi]</title>
		<link>http://www.berkancesur.com/orospu-cocugu-ask-hikayesi</link>
		<comments>http://www.berkancesur.com/orospu-cocugu-ask-hikayesi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jan 2010 14:46:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Slavez</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[tinki vinki]]></category>

		<category><![CDATA[orospu çocuğu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.berkancesur.com/?p=318</guid>
		<description><![CDATA[şehirdışına çıkmak, ailevi sebepler gibi birçok görüşememe sebeplerinden ötürü uzun bir süredir fena halde özlenen sevgili ile feci şekilde buluşulmak istenmektedir. aynı şekilde karşılık alınmaktadır. bir gün sevgili bir yakınlarının hilton&#8217;da iş görüşmesine gireceğini, bu yakınlarının izmiri pek bilmediğinden kendisinden oraya götürmesini rica ettiğini söyler. iş görüşmesi yaklaşık 10 dakika süreceğinden en küçük fırsatı bile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>şehirdışına çıkmak, ailevi sebepler gibi birçok görüşememe sebeplerinden ötürü uzun bir süredir fena halde özlenen sevgili ile feci şekilde buluşulmak istenmektedir. aynı şekilde karşılık alınmaktadır. bir gün sevgili bir yakınlarının hilton&#8217;da iş görüşmesine gireceğini, bu yakınlarının izmiri pek bilmediğinden kendisinden oraya götürmesini rica ettiğini söyler. iş görüşmesi yaklaşık 10 dakika süreceğinden en küçük fırsatı bile değerlendirmek isteyen biz, hemen bir buluşma ayarlarız. yakını içeriye girdiği anda dışarıda göz göze gelip, bir anlık duraksamadan sonra birbirimize hızlı hızlı adımlarla yürürüz. gözlerimize bakıp birbirimize küçük bir öpücük kondururuz. hemen bunların ardından hadi kordona gidelim sözüyle rotamızı 10 dakika sürecek de olsa kordona çevirir, deniz kıyısına otururuz. uzun zamandır birbirimizi görmemiş ve bundan kaynaklı çok özlemişiz. ne yapıcağımızı bilemiyoruz. deli gibi öpüşmeler, birbirimize söylenen sevgi sözcükleri, sarılarak denize doğru uzanma gibi romantik anlar yaşanırken o 10 dakika en tatlı haliyle bir ömür gibi geçer. birden sevgilinin telefonu çalar. arayan bahsi geçen yakınıdır. iş görüşmesinden çıktığını, mümkünse gelip onu alması gerektiğini söyler. &#8220;off ya, hay ben bu kızın&#8221; diye söylenen sevgili gitmesi gerektiğini, iyi ki geldiğini söyler ve sıkı sıkı sarılıp bir öpücük kondurur&#8230;</p>
<p>o giderken ben aynı yerde otururum. arkasından uzun uzadıya bakarım. sonra dayanamayıp yerimden kalkar ve gittiği yolun önüne çıkacak bir kestirmeden koştura koştura önüne çıkarım. o daha beni görmeye varmadan dudaklarında bitmişimdir bile. uzun bir öpüşmeden sonra yüzüme bakar, gülümser , kısık ve tatlı bir ses tonunun hakim olduğu esprili bir tavırla &#8220;ırıspı çoçuğu&#8221; der. işte bu benim hayatımda duyduğum en tatlı küfür ve hiçbir zaman unutamayacağım bir hatıraya dönüşür. birbirine &#8220;orospu çocuğu&#8221; diye küfreden insanlar görünce o günden beri gülümsememe sebep verir.</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 171, bugün ise 4 kez görüntülenmiş.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.berkancesur.com/orospu-cocugu-ask-hikayesi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>döner vicdan ve ben</title>
		<link>http://www.berkancesur.com/doner-vicdan-ve-ben</link>
		<comments>http://www.berkancesur.com/doner-vicdan-ve-ben#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jan 2010 14:45:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Slavez</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[gez gör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.berkancesur.com/?p=316</guid>
		<description><![CDATA[yıllar önce arkadaşlarımla buluşmak için konak pier&#8217;in önünü ve öğlen saatlerini karar kılmıştık. babamın işleri iyi gidiyordu, küçük çaplı bir alım satım işinden de güzel bir harçlık çıkarıcak şekilde kazanıyordum. cebimde alışık olmadığım bir şekilde cebimde 150 lira ile arkadaşlarımla buluşmaya çıkmıştım. günün tüm yemeklerini, tüm içkilerini ısmarlamak gibi bir fikir vardı aklımda. izmir&#8217;de yaşayanlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>yıllar önce arkadaşlarımla buluşmak için konak pier&#8217;in önünü ve öğlen saatlerini karar kılmıştık. babamın işleri iyi gidiyordu, küçük çaplı bir alım satım işinden de güzel bir harçlık çıkarıcak şekilde kazanıyordum. cebimde alışık olmadığım bir şekilde cebimde 150 lira ile arkadaşlarımla buluşmaya çıkmıştım. günün tüm yemeklerini, tüm içkilerini ısmarlamak gibi bir fikir vardı aklımda. izmir&#8217;de yaşayanlar bilir konak meydanı tarafından basmaneye doğru yürürken bir sıra dönerciler, dürümcüler vardır. sabah kahvaltısı yapmadan evden çıkmanın verdiği gazla kahvaltı için bir döner yeme fikri belirir aklımda. herhangi bir dönerciye oturur, &#8220;bir et döner, bir de kola&#8221; derim, garson getirir, yemeye başlarım. döner ekmeğin yarısına gelmişken telefon çalar. arayan arkadaşımdır. geldiğini ve beni konak pier&#8217;in önünde beklediğini söyler. ben de hayırlı işler dileyerek ortamdan kalkar ve üst geçit ile konak tarafından pier tarafına geçmek için yola koyulurum. üst geçit üzerinde dilenci, kaçak parfüm satıcısı görmeye alışmış bünye sağda soldaki insanları umursamadan yürümektedir. birden tam sağımdaki adama gözüm ilişir. adam gayet iyi giyimli (neredeyse yetkiliri biri görünümünde), üstü başı temiz ve son derece suskun önüne bakmaktadır. tam önünde bir karton vardır ve üstünde &#8220;dilenci değilim, yolda kaldım, açım&#8221; yazmaktadır. önce umursamadan önünden geçerim fakat tekrar durup arkama bakar, adama acırım. normalde hiçbir dilenciye göz yummayan ben, bu karton üzerindeki yazı karşısında eriyip, bitmişimdir.<br />
<span id="more-316"></span><br />
adamın yanına doğru yaklaşır, &#8220;abi?&#8221; derim. yüzüme bakar, cevap veremez. utandığını düşünürüm. elimdeki dönerin varlığı beni son derece rahatsız etmiştir. sonuç olarak karşımda acınası aç bir adam vardır ve ben elimde dönerle karşıdan karşıya geçmekteyimdir. elimi cebime atar ve o günkü zengin harçlığımın verdiği rahatlıkla adama bir 20 lira (o zaman milyon) uzatırım. adam &#8220;teşekkür ederim&#8221; der. &#8220;ben teşekkür ederim&#8221; deyip, son bir bakışım ile oradan ayrılırım. içim acımıştır. normalde hiçbir dilenciye üzülmeyen yeri geldiğinde küfredip, ortamdan siktir olmasını isteyen ben, adamın kartonunda yazan &#8220;dilenci değilim, yolda kaldım, açım&#8221; yazısı ile darmadağın olmuşumdur. gördüklerimi etkilenmiş bir şekilde arkadaşlarıma anlatırım. benimle dalga geçer, taşak oğlanına çevirirler. &#8220;ohoo adam parayı yiyodur olm&#8221; mesajlarını sineye çeker, arkadaşlarla günün tadını çıkarırım.</p>
<p>tüm gün alsancakta, konakta, kordonda çılgın atıp, içip, yemek yiyip, bir güzel eğlendikten sonra arkadaşlarıma &#8220;ben artık gideyim&#8221; derim. o gün benim için buluşulduğundan ötürü herkes evine dağılır. ben biraz kordonda yalnız başıma oturup, konak meydanındaki otobüs duraklarının yolunu tutarım. bu sefer pier&#8217;in o taraftan konak meydanına doğru üst geçitten geçerim. gözüm aynı adamı arar, adam yoktur. e zaten dürüst ise yeterli parayı topladıktan sonra oradan ayrılacağını düşünürüm, içim ferahtır.</p>
<p>yine dönercilerin sırasından sonra, birahanalerin oradan geçerken gözüme birşey çarpar. bugün para verdiğim adam, gayet spor kıyafetler giymiş 3 adam ile bira içmektedir. önce gerçekten o mu diye o beni görmeden adamı keserim. o&#8217;dur. uzaktan beni görür. telefonunu eline alır ve kulağına götürüp konuşur gibi yaparak, birahanenin bahçesinden kalkıp içerisine doğru yürür. onu gördüğümü anlamıştır. ben ise sabah ona karşı duyduğum saf, temiz duyguların tüm gün beni ne kadar etkilediğine yanarım. ilk anda içeri girip yüzüne tükürme isteğim hakim olsa da sonradan vazgeçer yoluma devam ederim. ömrümde hiç ama hiç unutmayacağım duygusal bir sömürünün kurbanı olmuşumdur. olay, yaşandığında elde döner olmasından ötürü bir daha her döner yemeye kalktığımda aklıma gelen bir anı olarak kalıcaktır.</p>
<p>sonuç olarak bundan sonra sikseler biz açız siz döner yiyorsunuz sözüne aldırmayacak bir insan evladı hediye etmiştir bu olay dünyaya. kimbilir belki o adam bana kazık atmasa şuan sokakta belki de açlıktan karnı ağrıyan birçok çocuğa yemek ısmarlıyor olurdum&#8230;</p>
<p>20 milyon da gitti amına koyim.</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 113, bugün ise 2 kez görüntülenmiş.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.berkancesur.com/doner-vicdan-ve-ben/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>anlam veremediğim antivirüs programı faşizmi</title>
		<link>http://www.berkancesur.com/anlam-veremedigim-antivirus-programi-fasizmi</link>
		<comments>http://www.berkancesur.com/anlam-veremedigim-antivirus-programi-fasizmi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Dec 2009 14:53:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Slavez</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[saybır sonik]]></category>

		<category><![CDATA[antivirüs]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.berkancesur.com/?p=314</guid>
		<description><![CDATA[insanların bilgisayarlarını aldıkları ilk gün onlara önerilen ve o gün kurdukları antivirüs programlarının benliklerinde yer etmesi sonrası vuku bulan psiko-sosyal durumun açığa vurmasıdır.
aslında basit ve komik gibi bakılabilecek bu durum insan beyni ve alışkanların oluşmasını anlamak için on numara kaynaktır. mesela türkiye&#8217;de doğan kişilerin %98&#8242;inin kimliklerine kafadan müslüman yazıp kendilerini 20 yaşına getirttiğimizde kendilerinin pervasızca [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>insanların bilgisayarlarını aldıkları ilk gün onlara önerilen ve o gün kurdukları antivirüs programlarının benliklerinde yer etmesi sonrası vuku bulan psiko-sosyal durumun açığa vurmasıdır.</p>
<p>aslında basit ve komik gibi bakılabilecek bu durum insan beyni ve alışkanların oluşmasını anlamak için on numara kaynaktır. mesela türkiye&#8217;de doğan kişilerin %98&#8242;inin kimliklerine kafadan müslüman yazıp kendilerini 20 yaşına getirttiğimizde kendilerinin pervasızca o dini savunmasını, müslüman olduğunu söylemesini de alışkanlık ve &#8220;alışılagelmiş&#8221; ile açıklayabiliriz. tamamen aynı durum burda da bariz bir şekilde mevcut.</p>
<p>olay şöyle gelişiyor. bilgisayarları almışsınız. (ki bu, türkiye&#8217;yi baz alırsak genel itibariyle 2000&#8242;lerin başlarına denk gelir) bir heyecanla keşfetmek için orayı burayı kurcalarken, sizin bilgisayar aldığınızı duyan ve zaten bilgisayarı olan bir aile nedense hep o gün size misafir olarak gelir. (hatırlayın, bilgisayarınızı aldığınız gün size de misafir gelmişti) akabinde bilgisayarı birlikte incelemeye, kafanızı karıştıran yerde o ailenin işi en bileninden (genelde bu o ailenin delikanlısı ya da babası olur) yardım almaya, çeşitli sorular sormaya başlarsınız. telefonu bağlar internete girersiniz. (genelde ssk&#8217;ya girilip sigorta borcu vs. kontrol edilir o gece) birden pervasızca hep duyduğunuz &#8220;21 nisan&#8217;da internete girmeyin, çok kuvvetli bir virüs yayılıyor, o gün açılan tüm bilgisayarlar bozuluyor&#8221; muhabbeti aklınıza gelir. (o muhabbet yüzünden internete bağlı olmayan bilgisayarını o gün açmayan birini tanıyorum) virüs programı mı yüklesek dersiniz. hemen karşı aileden biri çıkar, &#8220;yükle tabi ya, <a class="gb" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=norton">norton</a> yükle&#8221; der. siz de hemen diyip bir şekilde bahsi geçen antivirüs programını yüklersiniz.<br />
<span id="more-314"></span><br />
işte tüm bu antivirüs programı faşizminin altında yatan asıl neden şu anlattığım senaryonun her evde, çay içme eşliğinde yaşanmasından ileri gelir.</p>
<p>o ilk gün bilgisayarına &#8220;<a class="gb" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=norton">norton</a>&#8221; kurmuş bünye bir daha kolay kolay başka bir virüs programını yüklemez mesela. atıyorum panda antivir yüklü bir bilgisayara oturmuşsa kalktığında o bilgisayarı da norton&#8217;lanmış bulursunuz. öyle de terbiyesizleştirir adamı bu durum. bu adam öyle bir hale gelmiştir ki artık başka antivirüs programlarının adını duymaya bile tahammül etmez.</p>
<p>bir de o ilk gün yüklemesinden öte gelen alışkanlıktan, karakter tahmini yapalım.</p>
<p><a class="gb" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=norton">norton</a>cular: genelde zengin ve kalite delisi insanlar oluyorlar. ne işe yaramadığını bilmeseler de bilgisayarlarında hep norton ghost bulunur not etmek gerekirse.</p>
<p><a class="gb" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=avast">avast</a>cılar: bu abilerimizin bilgisayarlarının özellikleri güzel olur. avast bilgisayarı kendisi için çalışıyor sanan hantal bir program olduğundan iyi sistem gerektirir.</p>
<p><a class="gb" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=avg">avg</a>ciler: bunlar genel itibariyle bir ilk gece antivirüs önerisine maruz kalmamış insanlardır. kendi uğraşları sonucu bulmuştur antivirüs&#8217;ünü.</p>
<p><a class="gb" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=panda">panda</a>cılar: artık adının ciddiyetsizliğinden midir bilemedim, daha hiç pandacıya rastlamadım.</p>
<p><a class="gb" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=bitdefender">bitdefender</a>cılar: bu arkadaşlar %90 bilgisayar ile birlikte bir adsl modem almıştır ve içerisinde bitdefender cdsi hediye olarak gelmiştir. aa bi yıl bedavaymış, kullanayım bari diyen beleşçilerdir.</p>
<p><a class="gb" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=nod32">nod32</a>ciler: günümüzün antivirüs önerisi trendine sahip bir ilk gece misafirine sahip bünyelerdir. doğru yolu bulmuşlardır.</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 168, bugün ise 3 kez görüntülenmiş.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.berkancesur.com/anlam-veremedigim-antivirus-programi-fasizmi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>GUNMAN - Gelmiş geçmiş en iyi iphone uygulaması</title>
		<link>http://www.berkancesur.com/gunman-gelmis-gecmis-en-iyi-iphone-uygulamasi</link>
		<comments>http://www.berkancesur.com/gunman-gelmis-gecmis-en-iyi-iphone-uygulamasi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Dec 2009 16:13:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Slavez</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[saybır sonik]]></category>

		<category><![CDATA[en iyi iphone oyunu]]></category>

		<category><![CDATA[gunman]]></category>

		<category><![CDATA[gunman crack]]></category>

		<category><![CDATA[gunman cracked]]></category>

		<category><![CDATA[gunman cracked ipa]]></category>

		<category><![CDATA[gunman ipa]]></category>

		<category><![CDATA[iphone]]></category>

		<category><![CDATA[iphone 3g s]]></category>

		<category><![CDATA[iphone oyunları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.berkancesur.com/?p=310</guid>
		<description><![CDATA[
Arkadaşlar bu uygulama yeni çıkmış ve hemen crack edilmiş. Ben de sizlerle paylaşmak istiyorum. Öncelikle sanırım boya savaşlarını bilen bilir, muhteşem zevkli olur canın acımadan savaş simüle etmek. Hem de bu bizzat içinde olduğundan çok daha zevklidir. İşte Gunman sayesinde iphone&#8217;unuzu bir silaha dönüştürüp 1&#215;1 veya 4 kişilik maçlar yapabiliyorsunuz.
Devamı yazının devamındadır.

Oyunda karşı tarafın ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://playgunman.com/images/ss1.jpg" border="0" alt="" width="264" height="396" /></p>
<p>Arkadaşlar bu uygulama yeni çıkmış ve hemen crack edilmiş. Ben de sizlerle paylaşmak istiyorum. Öncelikle sanırım boya savaşlarını bilen bilir, muhteşem zevkli olur canın acımadan savaş simüle etmek. Hem de bu bizzat içinde olduğundan çok daha zevklidir. İşte Gunman sayesinde iphone&#8217;unuzu bir silaha dönüştürüp 1&#215;1 veya 4 kişilik maçlar yapabiliyorsunuz.</p>
<p>Devamı yazının devamındadır.<br />
<span id="more-310"></span><br />
Oyunda karşı tarafın ve kendinizin tişört rengini seçerek kameranızın düşmanı ve sizi algılamasını sağlıyor, her başarılı düşman vuruşunuzda bunun fotoğrafını çekebiliyor, telefonunuza kaydedebiliyor ve tek bir tık ile twitter&#8217;a gönderebiliyorsunuz.</p>
<p>3 çeşitte oynayabiliyorsunuz. Birincisi One on One yani birebir. Tahmin ettiğiniz gibi birebir savaşıyorsunuz. Fragler wifiye ihtiyaç olmadan sadece karşı düşmanı kaç kere öldürdüğünüzü sayıyor.</p>
<p>Multiplayer&#8217;da ise wifiye ihtiyaç duyuyor ve böylece tüm oyuncuların fraglerini ekranda görüp gerçek zamanlı bir FPS&#8217;in içerisinde olmuş olabiliyorsunuz.</p>
<p>Pro mode&#8217;da ise çevrenize nişan alıp bunun fotoğrafınızı çekebiliyorsunuz.</p>
<p>Buyrun burdan tanıtım videosunu izleyebilirsiniz;</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=Dp29W61pwTA" target="_blank">http://www.youtube.com/watch?v=Dp29W61pwTA</a></p>
<p>Bu appstore linki;<br />
<a href="itms://itunes.apple.com/us/app/gunman/id342434839?mt=8" target="_blank"><br />
itms://itunes.apple.com/us/app/gunman/id342434839?mt=8</a></p>
<p>Bu da tarafımdan upload edilmiş crackli ipa;</p>
<p><a href="http://rapidshare.com/files/327523438/Gunman-v1.0-berkancesur.com.ipa" target="_blank">RapidShare: 1-CLICK Web hosting - Easy Filehosting</a></p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 219, bugün ise 4 kez görüntülenmiş.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.berkancesur.com/gunman-gelmis-gecmis-en-iyi-iphone-uygulamasi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
