anlam veremediğim antivirüs programı faşizmi
insanların bilgisayarlarını aldıkları ilk gün onlara önerilen ve o gün kurdukları antivirüs programlarının benliklerinde yer etmesi sonrası vuku bulan psiko-sosyal durumun açığa vurmasıdır.
aslında basit ve komik gibi bakılabilecek bu durum insan beyni ve alışkanların oluşmasını anlamak için on numara kaynaktır. mesela türkiye’de doğan kişilerin %98′inin kimliklerine kafadan müslüman yazıp kendilerini 20 yaşına getirttiğimizde kendilerinin pervasızca o dini savunmasını, müslüman olduğunu söylemesini de alışkanlık ve “alışılagelmiş” ile açıklayabiliriz. tamamen aynı durum burda da bariz bir şekilde mevcut.
olay şöyle gelişiyor. bilgisayarları almışsınız. (ki bu, türkiye’yi baz alırsak genel itibariyle 2000′lerin başlarına denk gelir) bir heyecanla keşfetmek için orayı burayı kurcalarken, sizin bilgisayar aldığınızı duyan ve zaten bilgisayarı olan bir aile nedense hep o gün size misafir olarak gelir. (hatırlayın, bilgisayarınızı aldığınız gün size de misafir gelmişti) akabinde bilgisayarı birlikte incelemeye, kafanızı karıştıran yerde o ailenin işi en bileninden (genelde bu o ailenin delikanlısı ya da babası olur) yardım almaya, çeşitli sorular sormaya başlarsınız. telefonu bağlar internete girersiniz. (genelde ssk’ya girilip sigorta borcu vs. kontrol edilir o gece) birden pervasızca hep duyduğunuz “21 nisan’da internete girmeyin, çok kuvvetli bir virüs yayılıyor, o gün açılan tüm bilgisayarlar bozuluyor” muhabbeti aklınıza gelir. (o muhabbet yüzünden internete bağlı olmayan bilgisayarını o gün açmayan birini tanıyorum) virüs programı mı yüklesek dersiniz. hemen karşı aileden biri çıkar, “yükle tabi ya, norton yükle” der. siz de hemen diyip bir şekilde bahsi geçen antivirüs programını yüklersiniz.
işte tüm bu antivirüs programı faşizminin altında yatan asıl neden şu anlattığım senaryonun her evde, çay içme eşliğinde yaşanmasından ileri gelir.
o ilk gün bilgisayarına “norton” kurmuş bünye bir daha kolay kolay başka bir virüs programını yüklemez mesela. atıyorum panda antivir yüklü bir bilgisayara oturmuşsa kalktığında o bilgisayarı da norton’lanmış bulursunuz. öyle de terbiyesizleştirir adamı bu durum. bu adam öyle bir hale gelmiştir ki artık başka antivirüs programlarının adını duymaya bile tahammül etmez.
bir de o ilk gün yüklemesinden öte gelen alışkanlıktan, karakter tahmini yapalım.
nortoncular: genelde zengin ve kalite delisi insanlar oluyorlar. ne işe yaramadığını bilmeseler de bilgisayarlarında hep norton ghost bulunur not etmek gerekirse.
avastcılar: bu abilerimizin bilgisayarlarının özellikleri güzel olur. avast bilgisayarı kendisi için çalışıyor sanan hantal bir program olduğundan iyi sistem gerektirir.
avgciler: bunlar genel itibariyle bir ilk gece antivirüs önerisine maruz kalmamış insanlardır. kendi uğraşları sonucu bulmuştur antivirüs’ünü.
pandacılar: artık adının ciddiyetsizliğinden midir bilemedim, daha hiç pandacıya rastlamadım.
bitdefendercılar: bu arkadaşlar %90 bilgisayar ile birlikte bir adsl modem almıştır ve içerisinde bitdefender cdsi hediye olarak gelmiştir. aa bi yıl bedavaymış, kullanayım bari diyen beleşçilerdir.
nod32ciler: günümüzün antivirüs önerisi trendine sahip bir ilk gece misafirine sahip bünyelerdir. doğru yolu bulmuşlardır.
Bu yazı toplamda 350, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.
