Berkan Cesur

the god of sky.

sadece bir parçacık

Mart30

müzik önemli ÅŸey. her aklı estikçe müzik dinleyen, dinlediklerine anlam yükleyen bir insanın bir parça ile tonlarca hatırası olabiliyor. gariptir ki genelde insanlar her parçaya sadece bir anlam yüklerler. fakat bugün farkettim ki bir parça var ki hayatımda, kendisinle adeta dans ediyormuÅŸuz yıllardır. ayrıca benim ona anlam yüklediÄŸim falan da yok. bizzat kendisi üstlenmiÅŸ herÅŸeyi. her önemli anıma girmiÅŸ de girmiÅŸ. parça adı “a question of heaven” ÅŸairleri iced earth.

düşününce şöyle bol bol anlamı var bende;

iced earth’ü tanırken çalan ikinci parçaydı.

teyzemi kaybettiğim haberini aldığımda arkaplanda çalan parçaydı.

ilk sevgilim beni terkederken arkaplanda çalan parçaydı. (sittiriboktan bir msn konuşması)

hayatımda beni ilk ve tek baştan çıkarabilen, gözyaşı döktürebilen parçaydı.

ilk gitarımı aldığımda çalmak için sabah akşam çabaladığım parçaydı.

hayatımın aşkını tanıdığım gün sabah kalktığımda bilgisayarımda çalan parçaydı.

alive in athens’de muhteÅŸem bir performansa sahip parçaydı.

en sevdiğim parçaydı. (herşey değişiyor)

bunları düşündükçe o parçayı dinlerken sadece o gitar akorlarını, distortion tınılarını, kadife vokal sesini dinlemiyor insan. hatıralarını da dinliyor, sanki biri kulağına hayatının ÅŸeridinden bir masal anlatıyor gibi. fazla mı aÄŸlaklaÅŸtım ne? parçaya gelirsek.. parça ünlü spawn karakterinin tanrıya olan isyanını dile getiriyor spawn’ın aÄŸzından. duyulan en nefis parçalardan biri kesinlikle. buyrun parça da aÅŸağıda.

Go get Adobe Flash Player!

ayrıca şu link de konuyla ilgili. merak edenine.

Bu yazı toplamda 315, bugün ise 1 kez görüntülenmiş.

Green Peace umarsızlığı

Mart21

türkiye ve dünyanın başına gelmiÅŸ en gudik ÅŸeylerden biri green peace. hayatını yeÅŸile, ota, böceÄŸe, nükleer enerji karşıtlığına adamış içten içe hayvan severlerden de nemalanan bir kuruluÅŸ bu. muhtemelen bu yazıyı okuyacakların green peace’i tanıma noktası anahaber bültenleridir. gün geçmiyor ki çiçek, varil vb. kıyafetler ile bilimum bürokratik yerlere kendilerini zincirlerle baÄŸlayıp yeÅŸil barış adına sloganlarla beziyorlar haberlerimizi. aslında takdir edilesi bir yanları var ki o da ÅŸudur. bu adamlar vazgeçmiyor.

mesela eski türk filminde hulusi kentmen siyaset ile uÄŸraÅŸan oÄŸluna “memleketi sen mi kurtaracaksın!” dese de oÄŸlu siyasetle ilgilenmeye devam ederdi. muhtemelen bu yeÅŸil barışçı arkadaÅŸların da türkiye’de yaÅŸamalarından ötürü klasik bir türk babası vardır. ve yine muhtemelen onlara “dünyayı siz mi kurtaracaksınız lan!” diyordur. ama umursamıyorlar. mesela ben che guevera hulusi kentmen’in oÄŸlu olsaydı bu denli devrimci olacağını sanmıyorum.

fakat takdir edilesi yanlarında az önce bahsettiğim bir madde var işte bu arkadaşların. bir istatistikte;

bir insanın kalp krizinden ölme riski 1/5
trafik kazasında 1/8.000
iş kazasında 1/43.000
tren kazasında 1/500.000 iken
radyasyon sızıntısından ölme ihtimali 1/10.000.000

olarak belirlenmesine rağmen bu yeşil barışçı arkadaşların tek kızgınlıkları radyasyona misal. ben buna kolaycılık diyorum. yüzlerce uğruna slogan atılıp dünyaya vereceği etkileri devlet makamını harekete geçirip zararları düzeltebilecek iken tek çıkış noktaları deniz kirlenmesi, köpek ölümleri falan fıstık. bu arkadaşların  zaten aklı başında olan herkes yolda yürürken bir yeşil barışçı tarafından durdurulup form doldurup, para yatırırsan sen de bizden olursun zırvasını duyduktan sonra bu kuruluşun para kökenli olup azimli gençleri uğrunda kullandığını şıp diye anlar.

dünyada tonla dert var iken kuruluşta para çarkının döndüğünü görüp hala orada bulunup anahaber bültenlerinde madara olan gençler gerçekten gülünesi. iyi kullanılmalar.

Bu yazı toplamda 385, bugün ise 1 kez görüntülenmiş.

yolculuk

Mart6

Gece ve ben; Camda yaÄŸmur taneleri kulağımda ÅŸehrin çığlık çığlığa gürültüsü ve sokakta kaybolan sessiz sahipsiz adımlar … Elimde seninle en son çekildiÄŸimiz resim önümde hemen masanın üstünde günlüğün.. Bıraktığın gibi duruyor aynı tarihte aynı sayfada. Aceleyle yazmışsın en son gece sanki. Özensiz yazı üzerinde hala kalemin duruyor …

Tüm bunlar istemsiz beni sana doğru bir yolculuğa sürüklüyor.

Gözlerim duvarda ellerim resimde aklım bu dünyadan çok ama çok uzakta… Tuttun ellerimden sanki götürdün beni burdan çok uzaktaki o gölün kenarına. Kaydı gözlerim yüzüne sanki deÄŸdi tenin tenime. Uçurum oldu hasretim sana … Dalga dalga sensizliÄŸimde boÄŸuldum. Sana hasretim bir ÅŸelale oldu çaÄŸlıyor ÅŸimdi. Ellerimi uzatsam deÄŸivereceÄŸim sanki ama bir o kadar da uzaktasın. Zihnimde akıyor anılarımız bir nehir misali. Nefesimde sıcaklığın var yine göğsünde uzanıyorum sanki. Yine beraber geziyoruz o çok sevdiÄŸimiz limanı. İnanmazsın sevgilim öylesine gerçek ki hayalin dokunsam deÄŸivereceÄŸim. Ölüm seni benden çaldı fakat ben hep seninle olacağım hayallerimde… Sonunda sen olduÄŸunu bildikçe acıtmıyor ölüm korkmuyorum can vermekten …

Dışarıdaki aÄŸaçta duran ve sesi geceyi yırtan o kuÅŸ dağıtıveriyor hayallerimi senden kopuveriyorum. Bu gece de sana olan yolculuÄŸumda bir adım daha attım. Bu yolculuk sana ulaÅŸana kadar sen kalbimde bir güneÅŸ gibi doÄŸana kadar her gece devam edecek…

goddess of sky

Bu yazı toplamda 382, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.

amerikan koleji müzik yarışması

Mart2

grup olarak amerikan koleji’nin düzenlediÄŸi müzik yarışmasına katılıyoruz. aÅŸağıda beste ve yorum için parçalarımızı dinleyebilirsiniz. yorum slayer’dan here comes the pain’dir.

bestemiz - web of lies;
Go get Adobe Flash Player!

yorum - here comes the pain;
Go get Adobe Flash Player!

yorumlarsanız sevinirim

Bu yazı toplamda 1024, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.



twitter'da son yazdiklarim