sapkınlığın meşru adı: cem şancı
cem şancı’yı internet alemlerinde haytaca gezen, sözlüklerle haşır neşir olan ve twitter ile ilgilenen hemen herkes tanır. kafayı kadınlar ve ilişkiler üzerine bozmuş, kendi tanımıyla “arsız, edepsiz, sadakatsiz, kuralsız, ezbersiz, serseri bir kimse”. bu kendini betimleme olayından hemen sonra da “beğenemedin mi?” der hep. ben beğenemiyorum. zira bir insan malesef kendini tanımladığı kelimelerden ibaret değil. kendisi aslen ne arsız, ne edepsiz. evinde süveterle oturup, hala lise aşkına aşık olduğuna da bahse girebilirim. yalnız hani dedim ya internette, sözlükte, twitter’da takılan tanır bu adamı diye. evet tanır. buna diyeceğim yok. fakat bu adamı nedense kitap okurları tanımaz. durun şimdi bomba geliyor. bu adam kendini yazar ve edebiyatçı diye tanıtıyor. ironik, değil mi?
şimdi bu yazıyı neden yazıyorum onu açıklayayım biraz. cem şancı ile bireysel olarak hiçbir derdim yok. olamaz da zaten. elin adamı. fakat kendisiyle ilgilenen toplumun ve kendisinin okur diye andığı müridlerinin “boş” bir şeyi (şair burada cem şancı’ya sesleniyor) bu kadar abartmasına, hayal dünyalarındaki taytlı süper kahraman yapmalarına fena halde kafayı takmış bulunuyorum. kafayı taktığım keşke sadece bu olsa. bu şancı öyle bir adam ki, milletin kendisini “ajdar anık” kıvamında abarttığını ve desteklediğini bilemeyecek kadar uzaylı. sanıyor ki her “ayy süpersin” diyen kız onunla ölüyor, onunla bitiyor. sevgilisiyle sevişirken onu hayal ediyor. yok öyle birşey sayın şancı. bu sizin mastürbasyonlarınızda daha fazla zevk almak için konu edindiğiniz rüyasal bir olgu. bunu okurken kafanızı iki avcunuz arasına alıp ağlayacağınızı biliyorum, ama gerçekler acı.
atışıyoruz günlerdir twitter’da. ben bunları yüzüne vurdukça, her şeye bir cevabı olan ruh hali boş durmamak için ne düşüneceğini sapıtır oldu. baktı ki olmuyor, karşısındakinin o hayallerindeki herşeye “-evet yiğidim, becer beni yiğidim” diyen seksi kız olmadığını anlayınca başladı mavi ekran vermeye. bu adamın mavi ekranı da bir acayip. “sivilce” ve “15 yaş” adı altında koyu ve açık ayrı ayrı iki mavi ekranı var. birinci mavi ekranı olan “sivilce”yi laf yediğinde, ikincisi “15 yaş”ı ise lafın altında kaldığında veriyor. basıyorum reseti ama bozmuş bir kere kendini, düzelecek gibi değil. düzelmez de. üzüldüğüm o ki boş gidicek bu hayattan. herşeyi yaptığını sanıp hiçbirşeyi yapmamış bir şekilde. hani bir de kendini “edebiyatçı” olarak belliyor ya, daha da fazla üzülücek. zira bu adamın eşine dostuna “bak lan bunu ben yazdım, süper di mi?” diyeceği hiçbirşeyi yok. tek sahip olduğu şey ilişkiler üzerine götünden uydurduğu sosyolojik tespitler. onlar da vahiy ile inmiş izlenimi veriyor insana, zira bu adamın basitliğini kavrarsanız o basitliğin maksimumundaki kurguların dahi kendisinden çıkmayacağını hemen anlarsınız.
ayrıca sapkınlığın meşru adı diye başlık atmamın tabi ki bir anlamı var. bu adamın kafayı karı-kız-am-sik-göt üstüne bozmasından zaten sapkın olduğunu çıkarmışsınızdır. ben size çarpıcı bir örnek daha vereyim. kendisi pek sevilen sözlük, ekşi sözlük’ün author adlı yazarıydı vakt-i zamanında. ayrıldı sonradan. durun hemen ayrılınca “sözlük bozdu yaa” demeyin. bu adam bir bayan yazara gönderilmiş “penis” resminin gönderilmesini savunmuş biri! lan!? dediniz sanıyorum. deyin. sapkınlığının derecesi pek sizden bizden değil, adam erkeklerdeki göte kilitlenemeyi bir kenara atmış kızlar “penis” görsün diyor. anan hariç de lan! :p
işte böylesine sapkın ve boş insan cem şancı. müridleri de öyle. alayı twitter’da “of çok sıkıldım”, “resmen sinirim bozuldu yaaa” diye ayılan bayılan kızlar. kendilerine “ruhospu” diyip ruhsal mastürbasyonlarında kendilerine o güzel jargonla dirty talk yapıyorum ama kızıyorlar. tüüh :(
demem o ki herşey sapkınlığın doruğunu yaşayıp “bir kadın masal ister” adında kitap yazmakla olmuyor sayın şancı. neysen o. ibneliğin lüzumu yok.
saygılarımla.
Bu yazı toplamda 496, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.


